OLYMPOS ÇOK FAZLA SIKMADAN TARİHİ
Antik Lykia'nın batısında bir kent. Antik çağda aynı isimle anılan 20 dağdan biri, kuş uçumu 20km. kuzeyde bir dağ, Tahtalı Dağı ya da Olympos’ dan almış ismini. 1.yy.da korsanlar tarafından işgal edilmiş ve uzun yıllar korsanların karargâhları halinde kalmış.
Hephaistos ya da Vulcan, yani Ateş Tanrısı kentin baş tanrısı ve Çıralı da ki kalıntılarında ona ait bir sunağa ait olduğu düşünülüyor.
Kent bir nehrin iki kıyısına kurulmuş ve nehir yatağı düzenli taşlarla örülerek kanal haline getirilmiştir. Rıhtım duvarlarını hala görmek mümkündür. En etkileyici ve önemli kalıntı ise sadece kapı geçidi ayakta kalmış bir tapınaktır. Yapım tarihi muhtemelen 2.yy. kentin Nekropoli güneydeki tepenin yamacına yayılmış bazıları kayaya oyulmuş, bazıları lahit şeklindeki 200 den fazla mezarıyla dikkat çeker. Kalıntılar arasında bir Roma devri tiyatrosu bulunmaktadır.
Korsanlığın yeniden başladığı 3. yy da kent yine saldırı ve yağma sonrasında önemini yitirmeye başlamış, Ceneviz ve Rodos şövalyeleri döneminde etkinleşse de 15.yy sonundan başlayarak terk edilmiş bir kent kimliğine bürünmüştür. Son günlerinden kalan ise derenin kuzeyindeki kayalığın üzerinde bulunan ortaçağ kalesidir.


